500 Startups’ın Türkiye’deki ilk ayının özeti

Beni hayata bağlayan iki tutkum var: Birisi güzel yaşamak, diğeri de geleceğe ve insanlara katkıda bulunabilmek. Geçtiğimiz ay -on senelik yerel pazar deneyimim sonrasında- bu iki tutkuyu bir arada sürdürebileceğim bir karar aldım.

Çok sevdiğim dostum Erbil Karaman’ın “Tam zamanı! Oyunu değiştirelim!” çağrısı sonrasında erken aşamadaki internet girişimcilerini ilk günlerinde destekleyebileceğimiz 500 Startups Istanbul fonunun kurucularından biri oldum.

Bu yolculuğun tek bir amacı var. İstanbul’un -Berlin ve Tel Aviv gibi- bölgesel bir teknoloji merkezi olarak konumlanmasına kararlılıkla katkıda bulunmak istiyoruz.

500_istanbul

Son ayımızı hızla özetlemek istiyorum:

5 Ekim’de Türkiye’nin 100 önemli yatırımcısı ve sektörün kilit oyuncularının katılımıyla fonumuzun lansmanını gerçekleştirdik.

  • 500 Gücü (aka #500Strong): Fonumuzun yerel geleneksel basında, yerel/global teknoloji bloglarında ve sosyal medyada çok güçlü organik bir yansıması oldu. Birçok girişimcinin ve yatırımcının ilgisini birinci günden itibaren çekmiş olduk. Bu yansımada 500 Startups markası, fonun global başarısı, ortağım Dave McClure ve danışmanımız Erbil Karaman’ın bugüne kadar Türkiye için ayırdıkları zaman ile Türkiye’de ve dünyada edindiğimiz değerli bağlantılarımızın çok büyük katkısı oldu.
  • Fon: $20 milyon hedefi olan fonumuzun ilk kapanışını 2016 Mart ayı içinde/sonunda yapmayı hedefliyoruz. Fakat Dave’in öğrettiği güzel bir söz var: “Nefes alıyorsam, para topluyorum.” Önümüzdeki 15–20 sene benim de mottom bu olacak!
  • Yatırım stratejimiz ve tezimiz: Erken aşamada olan ve ilk müşterilerini/kullanıcılarını mutlu etmeyi başarabilmiş olan 150’ye yakın teknoloji şirketine ortalama %8 hisse karşılığında $50,000 nakit yatırım yapacağız. Yatırım yapacağımız şirketlerin başarılı olan %20–30’una yaklaşık olarak $150,000 takip eden yatırım yapacağız. (Bu değerler ortalama miktarlar olup bazı yatırımlarda ve ilerleyen yıllarda farklılıklar gösterebilir.) Bilindiği gibi, 500 Startups şemsiyesi altında yüzden fazla çalışan, binden fazla global girişim ve onlarca danışmanlık hizmeti barındırıyor. Biz de yatırım yapacağımız şirketleri hem Türkiye’de vereceğimiz hizmetlerden, hem de bu global networkten en fazla faydalanıp en hızlı büyüme avantajını elde edebilecek girişimciler ve iş fikirleri üzerinden belirleyeceğiz.
  • Girişimciler: 2016 Mart ayında gerçekleşecek fonumuzun ilk kapanışı ile birlikte, hızlı bir şekilde şu ana kadar konuştuğumuz ve anlaşmak üzere olduğumuz yaklaşık 12–15 arasında ekibe yatırım yapmak istiyoruz. Bunlar arasında şu ana kadar basına yansıyanlar Binyaprak, Segmentify, ErasmusInn, Evreka, AR Pandora ve Twentify oldu. Şimdiden bu girişimcilerimizle bir aile gibiyiz. Şu ana kadarki girişimcilerimizin en büyük ortak özellikleri zeki, erdemli, çalışkan, ilham verici ve pozitif enerjili olmaları. Gözlerine baktığımda yüreklerindeki inancı ve kararlılığı görebiliyorum.
  • 500 Startups ve domino etkisi: Aktif olduğumuz tüm pazarlarda yatırım yapacağımız işler hem global hem de yerel diğer yatırımcıların radarlarına giriyor. Örneğin hep birlikte yemek yemeye ya da eğlenmeye çıktığımızda bir kuralımız var: ”Bugün yeni bir yatırımcıyla daha tanışacağız”. 500 Startups’ın marka ve PR gücü girişimcilerimiz için bir domino etkisi yaratıyor. Bu girişimciler diğer yatırımcılarla konuşurken maça 5–0 önde başlıyor, ekiplerini daha yetenekli kişileri daha kolay ikna ederek genişletebiliyorlar. Bunun yanında, portfolyo şirketlerimiz 500 Startups’ın küresel ailesine dahil oluyor ve dünyadaki diğer portfolyo şirketleri ile arasında bir köprü kurulabiliyor. Bu köprü vasıtasıyla şirketlerimiz ilerleme stratejilerini belirlerken fikir değiştirebiliyorlar ve de beraberce hareket edebiliyorlar.
  • Hukuk: Hızlı ve iki taraf için de adil yatırımlar yapabilmek amacıyla KISS sözleşmemizi Türkiye’ye adapte etmek için çalışmalara başladık. Türkiye’de internet şirketlerine yatırımın hızlanması ve girişimci ile yatırımcının üstündeki yüklerin azalması için bizim gibi bunu birçok pazarda başarabilmiş global bir internet yatırım şirketinin üstüne düşen görevi hakkıyla yerine getirmek istiyoruz. Yereldeki bu çalışmalarımızı ilk günden beri yol arkadaşımız ve hukuk müşavirimiz olan sevgili Melih Aksan ve Aksan Hukuk Bürosu yürütüyor. Ortak bir akılla hareket etmek adına bu alanda çalışan tüm değerli kişilerin görüşlerine ve desteğine açık olacağız.
  • Girişimci hizmeti: Global stratejimizin Türkiye adaptasyonu süreci devam ediyor. 500 Startups olarak 20 ülkede çalışanı, en önemli teknoloji şirketlerinde eğitmenleri/danışmanları, 50 ülkede 1200’den fazla yatırımı ve 2000’den fazla girişimcisi bulunan bir erken aşama yatırım şirketiyiz. Aynı zamanda San Francisco ve Mountain View’da hızlandırma programımız ve Londra’da satış ve growth hacking konusunda uzmanlaşmış DistroDojo isminde bir programımız var. Ülkemizde yatırım yapacağımız girişimlerimizin büyümek için temel ihtiyaçlarını tespit etmeye konsantre olduk ve çok yakında bu alandaki stratejimizi ve oluşturacağımız yapıyı önce girişimcilerimizle sonra da sizlerle paylaşacağız. (Tüm girişimcilere tavsiyemiz DistroDojo ekibimizin videolarını izlemeye ve kullanıcılarınızı arttırmaya başlayın.)
  • Yatırımcı eğitimi: Stanford Üniversitesi ile ortak olarak düzenlediğimiz, dünyadaki yeni milyar dolarlık şirketleri keşfedecek ve destekleyecek olan yatırımcıları eğitmeyi hedeflediğimiz 2 haftalık bir eğitim programımız var. 2016 Şubat’taki bu eğitim programında koltukları Türkiye’den yatırımcılar için rezerve ettik. Devamında da programı Türkiye’ye getirmeyi düşünebiliriz. Fikir vermesi adına şu videoları inceleyebilirsiniz. (Detaylar için bana email atabilirsiniz ya da yatırımcı olmak için bu formu doldurabilirsiniz.)

Girişimci ya da yatırımcıysanız 500 Startups’ın tüm bu imkanlarına ulaşmak için bana açıklayıcı bir email atmanız yeterli. Email adresim erhan@500.co. Güncellemeler için de Twitter adresimi takip edebilirsiniz.

Küçük not: Kahve içelim, görüşelim, vb. emaillere önceliklendirme yaptığım için çok geç yanıt veriyorum ve ancak bir gün bir kahveciye yatırım yaptıktan sonra hepsine toplu dönüş yapacağım. : ) İşler ve sayılar email içeriğinde yeterli şekilde paylaşıldığında ise 2–3 dakika içinde bile yanıt yazabiliyorum.

Yer çekimi ve ‘crowdfunding’ 1.5 milyar insanı karanlıktan kurtarabilir

Dünyada 1.5 milyar insanın ana elektrik şebekesine erişimi yok. Örneğin Liberya’da nüfusun sadece %0.58’i hanelerinde ana elektrik şebekesinden gelen elektrikten faydalanabiliyor.

Bu 1.5 milyar insan temel ihtiyaçlardan bir olan ışığı karosen lambaları yani bizim de hatırlayacağımız ismiyle gaz yağı lambaları ile temin ediyorlar. Karosenin parlama derecesi düşük (40°C) olduğu için bu lambalar her yıl sadece Hindistan’da 2.5 milyon insanda kalıcı yanıklara sebep oluyor. Ayrıca hane giderinin %10 ile %20 arasındaki kalemini oluşturuyor.

Londra’daki iki girişimci bu büyük dünya problemi için bir çözüm üretmiş. Tasarladıkları ve yatırım aradıkları buluş sadece yer çekiminden faydalanarak ışık enerjisi üretecek olan bir lamba. 

Bu buluş seri üretime geçerse 1.5 milyar insan yaklaşık 9 kiloluk bir ağırlıkla 3 sn. içinde 30 dakikalık aydınlanma ihtiyacını karşılayabilecek. 

Indiegogo (Kickstarter benzeri) crowdfunding sitesinde prototipi çalışırken izleyebilirsiniz. Tabii ki yatırım yaparak projeye destek de olabilirsiniz.

 

“Yapın ve yaptıklarınızı insanlara anlatın.”

Shopify crowdsources their company bonuses.

Shopify e-ticaret yazılımı şirketi, “internet şirketi” felsefesine çok yakışan bir bonus politikası uyguluyormuş.

Her çalışan idonethis uygulamasını kullanarak şirket için yaptıkları işleri her gün kendilerine gelen “Bugün ne yaptın?” hatırlatma emailine kısa yanıtlar yazıyorlar.

Ekip arkadaşları da diğer ekip arkadaşlarının bu yaptıkları işleri gönüllerinden ne koparsa kendi değerlendirme süzgeçlerinden geçirerek puanlıyor.

Ay sonunda şirketin karının bonus için ayrılan kısmı ekibin birbirlerine verdikleri puanlara göre dağıtılıyor.

Bu felsefeyi tertemiz bir şekilde özetlemişler ve sağlam bir motto olmuş:

“Do things, tell people.”

Yapın ve yaptıklarınızı insanlara anlatın.

2011’de Türkiye’de gerçekleşen internet sektörü birleşme ve yatırımları

“Deloitte & Touche LLP” sene başında Türkiye’de gerçekleşen birleşme ve yatırımlar ile ilgili bir rapor yayınlamış. Toplam 241 çoğul anlaşma, $15 milyar dolarlık bir hacme sahip. Bu anlaşmaların arasında sadece internet sektörü ile ilintili olan 22 tanesini ayırarak bir tabloda incelemek istedim.

Screen_shot_2012-01-12_at_5

İnternet sektörü birleşme ve yatırımlarına göz attığımızda yabancı yatırımların kökenleri ABD başta olmak üzere, Belçika, Almanya, Hollanda, Singapur, İsviçre ve İngiltere.

Yatırım yapılan şirket türlerinde de e-ticaret hacmi domine ederken; diğer türler eğlence, servis(ağ, ajans, vb.), bahis ve medya.

Bu tarz raporları -özellikle internet sektörüne yönelik olan kısımlar için- hata paylarının ve eksikliklerin farkında olarak incelemeliyiz. Sektörde farklı birleşme ve yatırımlar tabii ki olmuştur ya da rakamlarda bazı hatalar vardır. Bunlara rağmen geçtiğimiz senenin özetini görebilmek adına bu tablonun faydalı olacağına inanıyorum.

Önümüzdeki sene tablonun bu kadar parlak olup olmayacağını da hep birlikte izleyip göreceğiz. Beni Twitter adresimden takip edebilirsiniz.

 

İnternete aşık birinin 2011 boyunca yaptıklarının hızlı bir toparlaması

Uyumadan önce, bu sene boyunca kendim ve yaptığım işler hakkında bloguma iki satır yazı yazamadığımı fark ettim. Hızla bir şeyler yazmak istedim.

2011 benim için unutulmayacak yıllardan biri oldu.

Ocak, Şubat ayları yatırımcı bolluğunun yarattığı kafa karışıklığı ile başlamıştı. Sonrasında, 15 Mart’ta, kendimi en iyi hissettiğim lokalizasyon alanında mücadele etmeye devam etme kararı aldım ve bir devi Türkiye’ye sokan ekibin pazar analisti oldum.

İstanbul #yandex team

Bu sefer mücadele biraz(!) büyüdü. Bu dev Yandex. 10 milyar dolara yakın şirket değerlemesine sahip bir “internet şirketi”. Rusya’da %60+ arama motoru pazar payına ve %90+ bilinirliğe sahip, ilk kez adının sanının bilinmediği bir ülkeye giriyor. Alfabesi bile bambaşka bir ülkeye. Düşünsenize Turkcell’in, Vestel’in Kore’de ya da Çin’de yerelleşmeye çalıştığını. Bir de internet şirketi olmanın getirdiği kullanıcıyla etkileşimin maksimumda olma faktörü ve yeni pazardaki rakibin %100’e yakın olan pazar payını göz önüne alırsanız, zorluk iyice gözünüzde canlanacaktır.

Bilen bilir. İnternet işleri, girişimcilik, vb. zor işler. Bu lokalizasyon işleri de kendi içinde ayrı zorluklara sahip. Farklı kullanıcı deneyimleri, farklı kültürler, farklı diller, farklı bir çok bilinmeyenin farklı bir çok diğer bilinmeyene yolculuğu.

Devam edecek olursam,

Mart ile Eylül arasındaki 6 ay boyunca hayatımda ilk kez gerçek bir sessizliğin ne olduğunu öğrendim. Türkiye lansmanımızı yapana kadar susmamız gerekiyordu. Sustuk ve 20 Eylül’de yaptık lansmanı.

Sonrasında -bu son 3 ayda- büyük mücadelemizi sahaya taşıdık. Bu süreçte arama, e-posta, trafik ve panorama gibi 4 büyük ürünümüzü kullanıcıyla buluşturduk. (Yayına aldığımız toplam ürün sayısı çok daha fazla.)

People at #yandex

Rusya’da yaratılan Yandex rüyası Türkiye’de de yavaş yavaş ses getirmeye başladı. Önümüzdeki sene de bu mücadelemiz zorluk kat sayısı artarak sürecek. Zaten güzel olan da bu. Sürtünme arttıkça daha fazla enerji ortaya çıkacak bu pazarda. Sonrasında da hepimiz payımıza düşeni alacağız. Son kullanıcı, girişimci, yatırımcı; yerlisi ve yabancısıyla… Derler ya “ülke” kazanacak.

Çok değerli bir çağda ve bu çağa ayak uydurabilecek doğru ülkelerden birinde yaşıyoruz. Kıymetini bilelim. Yaptığımız işin hakkını vererek hep birlikte yolumuza devam edelim.

Görüyorum ki internete aşık olmakla hata etmemişim. ; )

2012’de huzurunuz ve sağlığınız eksik olmasın. Tabii ki internetiniz de! Beni Twitter adresimden takip edebilirsiniz.

Yelp.com’daki kullanıcı yorumlarının hizmet sektöründeki ekonomik yansıması

Harvard Üniversitesi’nin yaptığı “Reviews, Reputation, and Revenue: The Case of Yelp.com” araştırması yeni dünyanın işletmelerin rutinini nasıl değiştirdiğini gözler önüne sermiş.

Yelp.com’un ham verisi ile Washington Eyaleti Gelirler Departmanı’nın işletmelere ait gelir kayıtlarını karşılaştıran bu araştırmaya göre:

  • Zincir bir mağaza olmayan ve Yelp.com’da 1 yıldız yükseltebilen işletmenin gelirleri %5 ile %9 arasında artış sağlıyor (Birçok kullanıcıdan ve detaylı yorumlar almak bu oranı arttırıyor)
  • Yelp.com’un popüler olduğu bölgelerde zincir restoranların cirosu düşüyor. (Yeni keşiflere yelken açan Yelp.com kullanıcıları ve onların etki ettiği kitle bunu sağlıyor)

Screen_shot_2011-10-11_at_4

Ayrıca bu araştırmada, daha önceki çalışmalara yerinde atıflar da var. Bilginin önemini güzel örneklerle vurgulamışlar:

  • 2003 yılındaki bir araştırmada restoranların 1 derece daha olumlu hijyen raporu sağlamalarının %5 oranında karlılık artışı sağladığı görülmüş.
  • 2010 yılındaki bir başka araştırmada da, e-ticaret sitelerindeki ürünlerin altına yazılan ilk kötü deneyim yorumunun satıcılara %13’lük bir kayıp yaşattığı görülmüş.

Yelp.com benzeri sitelerde sahte puanlamanın ve yorumlamanın önüne bir şekilde geçilmesi için bundan sonraki aşamalarda kullanıcıların online sosyal etkilerinin de bir faktör olarak bu değerlendirmelerde yer edinmesi gerektiğini düşünüyorum. Klout benzeri araçlara önümüzdeki dönemlerde daha büyük işler düşecek.

Araştırmanın tamamına aşağıdan ulaşabilirsiniz. (via http://twitter.com/timfernholz, foto http://www.flickr.com/photos/yourdon/3599753183/)

12-016.pdf
Download this file

Son sahnedeki gülümseme

Jeb Corliss bir uçan adam. Wingsuit kıyafetiyle uçuyor ve paraşütle yere iniyor. Uçuş tasarımını geliştirmeye devam ederek, yakın zamanda paraşütsüz de yere iniş yapabilmeyi hedefliyor.

Bu son uçuş videosuyla ilgili bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Videonun son sahnesindeki gülümseme anı! Başarılar, ülkeler ya da insanlar değişse de değişmeyen simge…

O gülümsemeyi doldurmak ve hak etmek için birçok agresif deneyim yaşamak gerekiyor.

Screen_shot_2011-09-18_at_4

Walmart’ın ilham veren vizyonu

WalmartLabs, perakende devi Walmart’ın arge departmanıymış. WalmartLabs’in bir çalışması ilgimi çekti, Twitter için uzun bir bilgi olduğu için 140 karakterden uzun tutarak paylaşmak istedim.

Walmart Sustainability Milestone Meeting 3/17/11

WalmartLabs’in çalışması şöyle: Tüm internet kullanıcılarının sosyal medyadaki bıraktıkları izlerle, mağazalarının etraflarında bir ilgi etiketi havuzu oluşturacaklar. Mağaza yakınlarındaki internet kullanıcılarının (yani potansiyel müşterilerinin) sosyal medyada bıraktıkları bu izleri filtreleyerek mağazanın tüm envanterini oluşturmayı ve ürün bazlı stok ihtiyacını öngörmeyi deneyecekler.

Ayrıca ölçtükleri bir başka bilgi de, Walmart’ın fiziksel mağaza müşterilerinin %30’unun alışveriş yaparken yanında bir akıllı telefonunun olduğu. Bu bilgiden yola çıkarak da müşteri ile iletişim kurmayı hedefleyen bir sistem ve çeşitli projeler üzerinde de çalışıyorlarmış. İndirim kuponu göndermek, hediye önerileri yapmak, vb. uygulamalar önümüzdeki yıllarda mağaza içi deneyimlerine “tam anlamıyla” eklenecekmiş gibi gözüküyor.

İnternet üzerinde dağınık halde bulunan verilerin fiziksel ortamları destekleyebileceği buna benzer bir çok farklı proje alanı var. Ülke olarak farklı bir konumlanmaya sahip olmak gibi bir hedefimiz varsa(hayal değil gerçek bir hedef) özellikle araştırma-geliştirme departmanı olan yerli şirketlerin yabancı teknolojileri kopyalamak yerine, global trendden ilhamlanarak bir üst basamağa yönelik fikirler üzerinde çalışması gerekiyor.

Bu güzel konu bizim Türk şirketlerine nereden geldi, inanın ben bile farkında değilim…

WalmartLabs’i takip etmek için: https://twitter.com/walmartlabs

2010 CNN Kahramanı olan Narayanan Krishnan’ın ilham veren hikayesi

Narayanankrishnan

Bugün bu blogda yer verdiğim konulardan biraz farklı bir konuya yer vermek istedim.

CNN 2008’de yılın CNN kahramanları adı altında dünya genelindeki gönüllülere yani halkın kahramanı olan kar amacı gütmeyen sosyal girişimcilere ödüller vermeye başlamış. Ben geçen gün ilk kez bu ödüllerle ilgili videolara denk geldim. Bu yüzden geçmişe yönelik izlemek baya bir zamanımı alacağa benziyor.

Yarışmada tüm süreçler web üzerinde kurgulanmış. Adaylar web üzerinden başvuruyor ya da kişiler başkaları tarafından aday gösteriliyor. Oylama halk oylaması ile yapılıyor.

Oylamanın dışında insanlar bu gönüllülere yardım yapabiliyorlar ve Facebook fan sayfalarına ya da web sitelerine üye olabiliyorlar. Her birine bu konularda teknik destek veriliyor.

Bu hikayelerden bir tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum:

Hikaye yürekl bir Hint’e ait. İsmi Narayanan Krishnan.

Narayanan Hindistan’ın önemli otellerinden birinde şef olarak çalışan ödüllü bir aşçı. Günün birinde İsviçre’den bir iş teklifi almış. Avrupa’ya gitmeden önce ailesini ziyaret etmek için memleketi Madurai’ye gitmiş. Bu ziyareti sırasında kendi dışkısını yiyen yaşlı bir adama denk gelmiş. Bu duruma izleyici kalmayarak çevredeki en yakın otelden yiyecek bir şeyler istemiş. Otelden aldığı pilavı bu adamla paylaştığında yemeği büyük bir hızla yiyen yaşlı adam sonrasında göz yaşları içinde kalmış. İşte bu an Narayanan ani bir karar vererek tüm kariyerini bırakarak kendini evsiz insanlara adamış.

Sonrasında mutfak bilgisini de kullanarak her gün yüzlerce ihtiyaç sahibi evsize başlangıçta kendi imkanları ile sonrasında da çevredeki otellerin ve esnafın yardımları ile yemek götürmeye başlamış.

Onlara yemek vermek dışında, onlarla birer birer ilgilenerek traşlarını ve günlük bakımlarını da yapmaya devam ediyor.

Bir sözü de ayrıca çok etkileyici: “Yemek insanlara fiziksel olarak besliyor . İlgi ve sevgi ise onları ruhen besliyor.”

Narayanan CNN sayesinde daha çok gönüllünün desteğini almaya başlamış. Bundan sonra yapabileceklerini hayal etmek bile mümkün değil.

Bilgiye ulaşma biçimimizdeki en önemli kilometre taşlarından: Qwiki

Qwiki son zamanlarda kendini ispatlayan en parlak fikirli girişimlerden birisi.

Qwiki

Bilgi deneyimi konusuna odaklanan Qwiki, Wikipedia ve multi medya kaynaklardan toplayıp birleştirdiği içerikleri interaktif hikaye anlatımlı video sunumlara dönüştürüyor.

Web’de yer alan milyonlarca makale, konu başlığı, kişi, şehir, film, terim, vs.. her biri anlık olarak Qwiki’ye dönüşecek. Anlık olarak insanlara ulaşacak… Sayfalarca vizyon yazılabilir…

 Aşağıdaki Einstein Qwiki’siyle inceleyebilirsiniz.